Etiketler

, , , , , , , , , , , ,

greece sunset

“Wear Sunscreen” gerçekte Mary Schmich’in 1997 yılında Chicago Tribune Gazetesinde yer alan makalesidir. Makalenin başlığı “Gençlik üzerinde muhtemelen boşa harcanmış tavsiye (gençlik gibi)” ve gerçekten de gençlere yönelik tavsiyeler içeriyor. Başlığın gerçekliği ise tartışılmaz, ben bile bu tavsiyeleri şimdi otuzlu yaşlarımın sonunda ciddiye alıyorum ya, gençler üzerinde boşa harcanan tavsiye ne demek anlayabiliyorum. Tavsiyeler o kadar doğru ve eğlenceli ki birçok okul mezuniyet töreninde mezuniyet konuşması olarak sunulmuş. Ama en güzeli belki de Baz Luhrmann’ın sözleri alıp bundan keyifli bir şarkı çıkarması olmuş. Şarkının videosunu izlerken sözler ve görseller birbirini öyle güzel tamamlıyor ki tavsiyeler boşa bile harcanacak olsa duygusal anlamda etkilenmemek mümkün değil (gerçi video biraz eski olduğundan yeni nesil HD göz zevkini biraz zorluyor ama olsun). Bakıyorum da şarkıdan 10 sene önce etkilendiğim noktalar ile şimdi 10 sene sonra etkilendiğim noktalar arasında bile büyük farklar var. O zamanlar güzellik dergileri okumak konusunda doğru bir tavsiye aldığımı düşünürken, bugün ebeveynlerimi tanımam gerektiği tavsiyesini aşırı bir duygusallık içerisinde önemsiyorum. Güneş kremi konusunda ise fikrim hiç değişmedi, kesinlikle şart 🙂

Ben şarkıyı ilk kez dinlediğimde çok ama çok etkilenmiştim. Bundan 10 sene öncesiydi, belki daha fazla. O zamanlar benim gibi şarkıyı dinleyen ve sözlerinden etkilenenler çoktu. Sonraki yıllarda aynı sözler mezuniyet konuşmalarında ve yıl sonu videolarında bolbol yer aldı. Şimdi ise bakıyorum da hala bu şarkıyı ve sözleri bilmeyen pek çok insan var. Çevremdekiler de sık sık bana sözleri soruyorlardı. Ben de üşenmedim hepsini Türkçeye çevirdim. Benim jenerasyonun 40’larına dayandığı varsayılırsa artık bu tavsiyeler daha bir anlam kazanır oldu. Boşa harcanmayacağı, içinizde bir yerlerde bir şeyleri kıpırdatacağı, iyi hissettireceği ve güzel geleceği dileğiyle…

WEAR SUNSCREEN

If I could offer you only one tip for the future, sunscreen would be it. The long-term benefits of sunscreen have been proved by scientists, whereas the rest of my advice has no basis more reliable than my own meandering experience. I will dispense this advice now.

Enjoy the power and beauty of your youth. Oh, never mind. You will not understand the power and beauty of your youth until they’ve faded. But trust me, in 20 years, you’ll look back at photos of yourself and recall in a way you can’t grasp now how much possibility lay before you and how fabulous you really looked. You are not as fat as you imagine

Don’t worry about the future. Or worry, but know that worrying is as effective as trying to solve an algebra equation by chewing bubble gum. The real troubles in your life are apt to be things that never crossed your worried mind, the kind that blindside you at 4 p.m. on some idle Tuesday.

Do one thing every day that scares you.

Sing.

Don’t be reckless with other people’s hearts. Don’t put up with people who are reckless with yours.

Floss.

Don’t waste your time on jealousy. Sometimes you’re ahead, sometimes you’re behind. The race is long and, in the end, it’s only with yourself.

Remember compliments you receive. Forget the insults. If you succeed in doing this, tell me how.

Keep your old love letters. Throw away your old bank statements.

Stretch.

Don’t feel guilty if you don’t know what you want to do with your life. The most interesting people I know didn’t know at 22 what they wanted to do with their lives. Some of the most interesting 40-year-olds I know still don’t.

Get plenty of calcium. Be kind to your knees. You’ll miss them when they’re gone.

Maybe you’ll marry, maybe you won’t. Maybe you’ll have children, maybe you won’t. Maybe you’ll divorce at 40, maybe you’ll dance the funky chicken on your 75th wedding anniversary. Whatever you do, don’t congratulate yourself too much, or berate yourself either. Your choices are half chance. So are everybody else’s.

Enjoy your body. Use it every way you can. Don’t be afraid of it or of what other people think of it. It’s the greatest instrument you’ll ever own.

Dance, even if you have nowhere to do it but your living room.

Read the directions, even if you don’t follow them.

Do not read beauty magazines. They will only make you feel ugly.

Get to know your parents. You never know when they’ll be gone for good. Be nice to your siblings. They’re your best link to your past and the people most likely to stick with you in the future.

Understand that friends come and go, but with a precious few you should hold on. Work hard to bridge the gaps in geography and lifestyle, because the older you get, the more you need the people who knew you when you were young.

Live in New York City once, but leave before it makes you hard. Live in Northern California once, but leave before it makes you soft. Travel.

Accept certain inalienable truths: Prices will rise. Politicians will philander. You, too, will get old. And when you do, you’ll fantasize that when you were young, prices were reasonable, politicians were noble and children respected their elders.

Respect your elders.

Don’t expect anyone else to support you. Maybe you have a trust fund. Maybe you’ll have a wealthy spouse. But you never know when either one might run out.

Don’t mess too much with your hair or by the time you’re 40 it will look 85.

Be careful whose advice you buy, but be patient with those who supply it. Advice is a form of nostalgia. Dispensing it is a way of fishing the past from the disposal, wiping it off, painting over the ugly parts and recycling it for more than it’s worth.

But trust me on the sunscreen.

Mary Schmich

GÜNEŞ KREMİ KULLAN

Size gelecek ile ilgili tek bir tavsiyede bulunacak olsaydım, bu güneş kremi olurdu. Güneş kreminin uzun vadeli faydaları bilim adamları tarafından ispatlandı, oysa az sonar size vereceğim tavsiyelerin temelinde kendi dolambaçlı tecrübelerim dışında birşey bulunmamakta. 

Gençliğin gücünün ve güzelliğinin tadını çıkar. Ya da boşver, nasılsa gençliğinin gücünün ve güzelliğinin değerini onları kaybetmeden anlayamayacaksın. Ama inan bana, 20 yıl sonra dönüp de kendi fotoğraflarına baktığın zaman şu an pek de kavrayamadığın şekilde anımsayacaksın ki o zamanlar önünde o kadar çok olasılık vardı ki ve o kadar muhteşem görünüyordun ki. Düşündüğün kadar şişman değilsin!

Gelecek için endişelenme. Ya da endişelen ama bil ki endişelenmek aslında bir matematik denklemini ağızda ciklet çiğnerken çözmeye çalışmak kadar etkilidir. Hayatındaki gerçek sorunlar aslında endişeli aklına henüz hiç gelmemiş şeyler olmaya eğilimlidir, seni sıradan bir Salı akşamüstü gafil avlayan türden şeyler.

Her gün seni korkutan en az bir şeyi yap.

Diş ipi kullan!

Başka insanların duygularına karşı kayıtsız davranma. Seninkilere karşı kayıtsız kalan insanlara da tahammül etmeye çalışma. 

Zamanını kıskançlık ile harcama. Bazen daha önde gideceksin, kimi zaman arkada kalacaksın. Yarış uzun ve sonuçta aslında sadece kendinle yarışıyorsun.

Aldığın iltifatları hatırla. Hakaretleri unut. Eğer bunu yapmayı başarırsan bana da öğret.

Eski aşk mektuplarını sakla. Eski banka ekstrelerini at gitsin.

Esne!

Eğer hayatınla ne yapmak istediğini bilmiyorsan endişe etme. Tanıdığım en ilginç insanlar da 22 yaşındayken hayatları ile ne yapmak istediklerini bilmiyorlardı. En ilginç olan 40’likların çoğu ise hala bilmiyorlar.

Bolbol kalsiyum al. Dizlerine nazik davran. Onları kaybettiğin zaman çok arayacaksın.

Belki evleneceksin belki evlenmeyecek; belki çocukların olacak, belki olmayacak. Belki 40 yaşında boşanacaksın belki 75. evlilik yıldönümününde tavuk dansı yapacaksın. Ne yaparsan yap ne kendini çok erken tebrik et, ne de azarla. Seçimlerinin yarı yarıya şansı var. Tüm diğer insanların da aynı şekilde.

Vücudunun tadını çıkar. Kullanabileceğin her şekilde kullan onu. Ondan korkma ya da başkalarının onunla ilgili düşündüklerinden. Sahip olduğun en büyük enstrüman vücudun.

Dans et, bunu yapabileceğin tek yer oturma odan olsa dahi.

Talimatları oku, onları uygulamasan bile.

Güzellik dergilerini okuma, sana sadece kendini çirkin hissettirirler.

Ebeveynlerini tanımaya çalış. Ne zaman temelli olarak gideceklerini asla bilemezsin. Kardeşlerine karşı iyi ol. Onlar senin geçmişin ile olan en iyi bağlardır ve geleceğinde de muhtemelen yanında olacaklardır.

Bil ki arkadaşlar gelir ve geçer ama çok azıyla yola devam edeceksin. Coğrafya ile hayat biçimi arasındaki boşluğu doldurmaya gayret et çünkü yaşlandıkça seni gençliğinde tanıyan insanlara daha fazla ihtiyaç duyacaksın.

New York’ta en az bir kere yaşa ama seni daha katı hale getirmeden ayrıl. Kuzey California’da da yaşa ama seni fazla yumuşatmadan ayrıl. Seyahat et.

Büyklerine saygı göster.

Bazı değişmez gerçekleri kabul et. Fiyatlar pahalılanacak, politikacılar zamparalık edecek. Sen de yaşlanacaksın. Ve yaşlandığında şunu hayal edeceksin: sen gençken fiyatlar bu kadar pahalı değildi, politikacılar daha onurluydular ve küçükler büyüklerine saygı gösterirlerdi.

Başka birinin seni desteklemesini bekleme. Belki bir vakıf fonun vardır. Belki zengin bir eşin. Ancak her ikisinin de ne zaman tükeneceğini bilemezsin.

Saçınla çok fazla oynama yoksa 40’ına geldiğinde 85’lik gibi görünürsün.

Kimin tavsiyesini alacağına dikkat et ve sana tavsiyeyi verenlere karşı sabırlı ol. Tavsiye nostaljinin bir çeşididir. Tavsiye vermek bir çeşit geçmişi çöpten oltayla tutmak, üstünü silmek, çirkin yerlerinin üzerini boyamak ve onu olduğundan daha kıymetli bir şeye geri dönüştürmektir.

Ama güneş kremi konusunda bana güvenebilirsin!

 

Reklamlar