Etiketler

, , , , , , , ,

      

16 Eylül 2012- Bebeğimiz 8 haftalık oldu bile. Ama bu 8. hafta ile beraber zorluklar da arttı doğrusu. Etrafım sanki kokarca dolu 🙂

  1. Koku konusunda sınırımı zorlamaktayım. Halen kusturmayı başaramadı ama oldukça zorluyor. Evin içinde kokulardan uzak kalmayı başarıyorum ama dışarıdan gelen en ufak bir koku da hemen pencereler kapanıyor ve bulunduğum odaya limon kolonyası serpiliyor. Uyuduğum yastığım, sıvı sabunum, banyo jelim, kremim sırf bu yüzden değiştiler bile. Mecbur kalmadıkça mutfaktan içeri adım bile atmıyorum. Yani bir şekilde idare ediyorum ama ev dışında hava alayım, yürüyüş yapayım desem işler daha da zorlaşıyor. Geçtiğim yollarda çöp kokuları, kedi pisliği kokusu, büfede döner kokusu, kafede kahve kokusu, kedilere mama olsun diye kenara dökülmüş yemeklerin kokusu, yanımdan geçen kadının parfüm kokusu, zart kokusu, zurt kokusu derken koku bulantıları içinde geri eve koşuyorum. Kulak deliklerimden hava almak mümkün olsa burun deliklerimi hemen iptal ettirirdim valla. Bir de zaman zaman OB comfort tampon tıkmayı düşünüyorum ama!
  2. Uykular hala yoğun ama artık daha erken saatlerde uyuyor ve daha erken saatlerde uyanıyorum. İlk defa dün gece Marsilya-Fenerbahçe maçının tamamını izlemek için sınırlarımı zorladım. İyi pok yemişim, böylece son dakikada gol nasıl yenilir onu kaçırmamış oldum!!! 12 saatlik uyku fiks menü, kimi zaman gün içinde artısı oluyor tabi. Ama geceleri daha sık uyanmaya ve uyanıklıktan uykuya geçiş sürelerim uzamaya başladı. Okuduğum kitaba göre bu bedenin kendini biraz da emzirme sürecine hazırlaması gibi görülmeliymiş. Bence mahsuru yok, yeninden uykuya dalabildiğim sürece her uyku aralığında gördüğüm rüyaları değerlendirerek geçirebiliyorum bu süreyi, sonra da hop yeni rüyalara dalıyorum.(Bu arada okuduğum ilk kitap Dr. Mehmet Öz ile Dr. Michael Roizen’in “Siz Bebeğinizi Beklerken” isimli kitabı. Tavsiye ederim! Güzel ve kolay bir dille yazılmış ve biyolojik olarak, tıbben hamilelikte size ve bebeğinize neler olup bittiğini tüm detayları ile anlatıyor. Bunun yansıra tüm bu olanlar neden ve nasıl oluyor öğreniyorsunuz, şaşırıyor, hayretlere düşüyorsunuz. Benim gibi bilerek rahatlayan ve bilmekten keyif alan bir anne adayı için ideal bir kitap diyebilirim. Ayrıca çok önceden beri de ilgimi çeken epigenetik konusuna da bolca yer vermiş olması beni çok mutlu etti.)
  3. Bulantılarım artmakla beraber, sabahtan ziyade öğleden sonraları baş göstermekte ve yeme içme konusunda sınırlanmaya başladım. Bu dönemde en iyi dostum annemin bol süt ve yoğurtla yaptığı peynirli börek. Hamur işinin göbeğime ek getirisi olacağının bilincindeyim ama bir şeyler de yemek zorundayım elbet. Şu 3 ay biter bitmez hamile pilatesi veya yogası ile hem bedenimi hem de vicdanımı rahatlatmayı düşünüyorum.

 Kokuydu, uykuydu, bulantıydı derken bir haftayı daha devirdik bile! Oh oh ne güzel 🙂

Reklamlar