Etiketler

, , , , , , , , , , , ,

Dayadhvam: I have heard the key
Turn in the door once and turn once only
We think of the key, each in his prison
Thinking of the key, each confirms a prison

T.S.Eliot ” The Waste Land”

En sevdiğim şair, diyor ki :

Anahtarı duydum
Kapıda bir kez, sadece bir kez döndü
Hepimiz kendi hapishanemizde anahtarı düşünüyoruz
Anahtarı düşündükçe de hapishanemizi onaylamış oluyoruz 

Oysa duyduğun anahtar belki de kapıyı açmış olamaz mı?

Belki kapı zaten kilitli bile değildi.

Her kapıya bir anahtar şart mıdır sence ve her anahtar illa ki kapıyı kilitler mi?

Anahtarı fazlaca düşünmekten kendini kandırmış olamaz mısın, sen kilitli değildin ve orası da hapishanen değildi ama bir kez kilitli olduğunu düşününce buna inandın da, böylece kendini de hapsetmiş oldun.

Peki şimdi nasıl açacaksın o kapıyı? Nasıl çıkacaksın hapishanenden?

Düşünce, akla korkuyla beraber düşünce insanı olmayan pek çok şeye de inandırıverir, böyle güçlüdür korkunun düşünce ile işbirliği. Oysaki korkunun temel amacı bizi olası tehlikelere karşı gerekli önlemler almaya ve kendimizi korumaya hazırlamaktır. Aslında işbirlikçidir yani. Ama gel gör ki insan aklı fazlaca düşünmekten, her düşündüğüne de bu kadar fazla önem atfetmekten işi çığırından çıkarabiliyor. Yoksa kim kendini böylesine mutsuzluğa hapsederdi ki? Herkes özgür olmak, mutlu olmak istemez mi?

İnsan bildiği şeyden, bilmediğine oranla daha çok korkar, bu bilimsel bir gerçektir. Sizi sokan yılanın zehirli olduğunu biliyorsanız ölme ihtimalinden fazlasıyla korkarsınız, oysa onun zehirsiz ve zararsız bir sürüngen olduğunu bilseydiniz içiniz rahat etmez miydi? Bilinmezlik değildir korkutucu olan, bilinmezlikte her zaman iyi olma ihtimali vardır. Bilmenin ölçüsüdür sıkıntı yaratan. Yani zihin bilgiyi sahiplenir ve işler, buna göre gerekli harekete geçmenizi sağlayarak sizi olası bir kötülükten koruyabilir. Ama ya fazla önemsiyorsanız bildiğinizi, ya fazlaca değer yüklüyorsanız bu bilgiye? O zaman bu düşüncenin korkusu sizi yılanın zehrinden çok daha önce öldürebilir.

Düşüncede kuvvetli insan bilginin korkuyla yoğrulmasına bu gibi hallerde izin vermez. Bilir ki herhangi bir şeyden ötürü duyulan fazlaca korku o şey her ne ise onu da zihninde fazlaca güçlendirir. O zaman bu korku dönüşür ve hayatınızdaki engellerin en kuvvetlisi olur. Engellere izin veren insan asla özgür ve mutlu olamaz. Ölüm bile gerçekliğini kabul ettiğiniz andan itibaren hiçbir şekilde size engel teşkil etmez.

Unutmamalı ki düşünmek aynı zamanda psikolojik de bir şeydir, yani anılarınız ve duygularınız da işin içindedir. Çoğu zaman da geçmişle geleceği işin içine katmadan düşünmeyi beceremeyiz. Olduğun şey ve olmak istediğin şey tüm bu düşüncelerde saklıdır. Öyleyse önce kendini içsel olarak doğru anlamaya, çözmeye başlarsan belki düşüncelerin de doğru oranda gelişir, değişir ve daha olumlu olmaz mı? Olumlu düşüncenin seni götüremeyeceği başarı yoktur, şayet samimiysen ve gerçekten inanıyorsan.

Şimdi bunları bir kez daha düşün, sonra da düşünmeyi bırak, bırak bakalım ne hissediyorsun?

Reklamlar