Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

sosyal zeka

Sevgili dostum Ahu bana bu kitabı verdiğinde : “Gerçi senin hiç ihtiyacın yok ama yine de bi bak bakalım” demişti. Tamam evet itiraf ediyorum, sosyal zekamin kuvvetli olduğuna zaten inanırdım da….bildiğim şeylerin temelinde ne yatıyor, bana bilimsel olarak da açıkla deseler anlatmakta zorlanırdım orası kesin. Ama şimdi, kitabı okuduktan sonra tüm bunları daha net görüyor ve daha kolay anlatabiliyorum.

Psikolog Daniel Goleman’ı belki Duygusal Zeka adlı kitabından daha önce tanıyorsunuzdur. Onun araştırmaları ve yazılarındaki en çekici nokta sanırım duygusal ya da ilişkisel konulara bilimsel açıklamalarla yaklaşıyor olması. Özellikle beyin bilimi ve biyolojinin konu ile ilgili bağlantıları çok etkileyici. Ne yalan söyleyeyim daha çok feslefe ve daha fazla psikoloji okudukça beyin bilimi konusunda uzman olmak isterdim gibi bir arzu beliriyor içimde 🙂

Beyin bilimi ya da Bilişsel Bilim,  zihin ve zekânın işleyişini ele alan disiplinlerarası bir bilim dalı. Yani çok geniş bir alanı kapsıyor.Bahsettiği disiplinler de zaten :bilişsel psikoloji, dilbilim, nöroloji ve felsefe gibi alanlar. Çok eskilere dayanmıyor, 1973 yılında Christopher Longuet tarafından bahsi geçti, sonra derneği kuruldu ve o günden beri etkinliği hızla artmakta.

Burdaki en önemli nokta beynin bir bilgisayar olmadığı, duyguların ve davranışlarımızın sosyal yönünün de çok önemli ve etkili olduğudur. Aslında iki taraf da birbiriyle etkileşimde. Bunu daha iyi kavramak için Sosyal Zeka kitabını okumanızı tavsiye ederim.

Kitap bize beyinlerimizin, başka insanlarla bağlantı kurmak üzere tasarlanmış, ömür boyu kurduğumuz ilişkilerle yeniden biçimlenebilen bir donanıma sahip olduğunu gözsteriyor. Sosyal ilişkiler, farkına varılmaksızın, insanların beyinlerindeki sinirsel donanımı ve bedenlerindeki hücreleri, hatta genlerini etkiliyor. Olumlu ilişkilerin vitaminler gibi yararlı, kötü ilişkilerin ise zehir gibi sağlığımızı bozan etkileri olabiliyor. Bir kişinin duyguları, başkalarına da bulaşıyor.

Bunların doğruluğuna olan inancımız son yıllarda hepimizde arttı, orası kesin. Özellikle kanser hastalalığına yakalanan, kanser hastası yakınları olan ve bu hastalıkla genel geçer hayatlarımızın, duygu ve sosyal yaşantılarımızın ilişkisini kafada daha fazla kurcalayanlarımız birhayli fazla öyle değil mi? Şurası kesin ki hayatımızda ne kadar gerçek, kaliteli ve verimli ilişkimiz var ise (gerek işte gerek okulda ve gerekse özel hayatımızda) o kadar daha sağlıklı oluyoruz. Duygusal değil, bedensel sağlımızdan bahsediyorum. Ne kadar kötü ve verimsiz ilişikiye sahipsek de o kadar zehirliyoruz aslında bedenimizi!

Dostça münsabetelre ihtiyacımız var; sevgi, empati ve nezaketin hayatımzıdaki önemi düşündüğümüzden fazla. Duyguları bastırmanın bedeli fiziksel tansiyon olduğu gibi, stresin bağışıklık sistemine nasıl karşı olduğunu hepimiz artık biliyoruz ama neden?

Bu kitapta bu tip düşüncelerinizin bilimsel temellerini bulabilir, daha verimli, daha mutlu ve daha sağlıklı olmanın yollarını keşfedebilir ve okurken bolca duygusallaşabilirsiniz. Ayrıca sağlık sektöründe çalışıyorsanız (doktor, hemşire veya hasta bakıcı); çocuk yetiştiriyorsanız veya suç ve hapishane ile bir bağlanıtnız var ise, kitapta bu alanlarala ilgili de detaylı yazılar var.

Güzel kitap arkadaşlar, tavsiye ederim!

Bir de Daniel Goleman’ın kendi ağzından konuyu anlattığı videosunu ekledim. İyi seyirler!

Reklamlar