Etiketler

,

Çatlamış dudaklarından öptüm. Bir iç çekiş gibi derinden baktı gözlerime. Ölüm yanı başında, yanı başında ben. Hayata dair soruları bitmişti.

Geçmişten gelen kulak çınlamaları, yaşanmışların ve tüm birikmiş mutluluklarının hafifliği ve aileden geçmiş olsun çiçekleri arasında solurken, ben sadece ellerinden tutabildim.

Olmak ile olmamak arasındaki o tüyler ürpertici çizgiyi incelediğini düşünüyordum, sanki kısık kısık nefeslerle karşı koymaya çalışıyor sanmıştım. Yüreğim ciğerlerimde düğümlenmişçesine sıkıldım.

Oysa o bir avucuna ellerimi sığdırdı, diğer avucundansa pırpır heyecanlı bir kuş uçurdu camdan dışarı. Tam o sırada kanatların kıpırtısından yüzüme yumuşak bir nefes gibi geldi ölümü ve bir gülümseme kapladı yüzümü. Beni güldürdü ölümü ile. O an orada, öylece gülerek baktım ölüme.

Soğuk kış günleri gelen yürek daraltırlarının içinde hala zaman zaman bir Kasım akşamı onun ölümünün beni nasıl gülümsettiğini hatırlıyor ve yeniden gülümsüyorum. Ona doğru, olduğu sonsuzluğa doğru gülümsüyor ve onu sevgiyle anıyorum.

Ölürken bili sizi gülümsetmeyi başaran, kendisini de ölümünü de gülümseyerek yürekten andığınız, yaşamdan gülerek ve gülümseterek geçen herkes için!

Reklamlar