Etiketler

, , , , , , ,

John Field Nocturne No:8

Bayramda babamı ziyaret ettiğimizde, biz salonda oturmuş sohbet edip aralarda da çikolataları löp löp yutarken arka fonda sakin sakin ama derinden içimize işleyen piyano eserleri çalıyordu. Ziyaret boyunca çeşitli konulardan konuşurken bir yandan da içimizde bir yerlerde müziğin kıpırdattığı bir duygusallıkla çok iyi hissettiğimi fark ettim. Babama Chopin mi çalıyor diye sorduğumda, heyecanla yerinden kalktı ve “yooo bu Chopin’in babası John Field, çalanlarda onun noktürnleri” dedi ve hemen gidip bana bir cd getirdi. “ Al” dedi “dinle, ruhun dinlensin, o kadar güzeldir noktürnler”.

Ve aldım ve dinledim, hem de defalarca. Dinledikçe içim açıldı, dinledikçe şiir kıvamında  durgun sularda süzülen bir sonbahar yaprağı gibi hissettim,  dingin bir gecenin içinde yıldızların altına yatmış da rüyalara dalmış gibi hissettim, hüzünlü bir gülümseme, mutlu bir gözyaşı, dopdolu bir boşluktaymışçasına hafif hissettim. Çok güzellerdi.

Ve merak ettim kim bu John Field? Noktürn ne demek? İşte öğrendiklerim:

İngilizce Nocturne , Latince Nocturnus geceyi çağrıştıran ve geceden etkilenerek yazılan bestelere verilen isim, yani bir çeşit gece müziği anlamına geliyor. Nöktürnler ağır tempolu, lirik, hüzünlü ve düşsel özellikler taşıyan, solo piyano için bestelenmiş eserler ve fazlasıyla şiirsel ve romantik karakterli ezgilerden meydana geliyorlar. Yani içinize işlemeleri son derece doğal.

Noktürn ilk kez İrlanda’lı piyanist ve besteci John Field (1782-1837) tarafından 19. yüzyılın başlarında yaratılmış. Field bu noktürnlerin yanı sıra piyano çalış tekniği ve şarkı söyler gibi ifadeli tonu ile de pek çok piyanisti ve besteciyi derinden etkilemiş ve romantik dönemi hazırlamış bir besteci.Yaşadığı dönemde çok ünlüyken 19. yüzyılın sonlarına doğru unutulmuş ve 20. yüzyılda ise tekrar keşfedilmiş.

Güzel tonu, şiirsel çekiciliği ve duygusal karakteri Field’ın noktürnlerinin en önemli özellikleridir. Bu eserlerinde klasik anlamda bir form takip etmemiştir. Noktürnlerinde verilen bir temayı geliştirmek veya bir program yaratmak yerine bir atmosfer, bir ruh durumu veya bir duygu hali yaratmıştır. Field’ın noktürnleri pek çok yönden Chopin’in noktürnlerine paralellik gösterir. Chopin’i cezbeden bu noktürnlerin klasik modeli sol eldeki barkarol bir eşlik üzerinde sağ elde yer alan melankolik ve rüya gibi akan bir ezgiden oluşur. (Dr. Belir Tecimer KASAP H.Ü. Devlet Konservatuarı Öğr. Üyesi)

Klasik müzik ile arası olmayanlar veya sık dinlemeyenler ama The Pianist filmini izleyenler muhtemelen Wladyslaw Szpilman’ın radyoda çaldığı eseri ve kendilerine hissettirdiği o inanılmaz hoş duyguyu anımsayacaklardır. İşte o eser Chopin’in nocturne in c sharp minör’üdür.

Fazlasıyla gürültülü şu günlerde içinizi dinlendirmek ve düşünce yerine duygularınızla vakit geçirmek arzusu var ise, buyurun klasik müziğin sessiz dünyasına ve birkaç nöktürn atın kulağınıza vitamin niyetine 🙂

Reklamlar